Yeni Teknelerde Üretim Hataları
Yeni Teknelerde Üretim Hataları
Gelişen üretim teknolojilerine ve modern üretim yöntemlerine rağmen, yeni üretilen teknelerde hâlâ önemli üretim kusurlarıyla karşılaşabiliyoruz. Özellikle fiberglas yapılarda katman ayrılmaları (delaminasyon), jelcoat yüzeylerinde erken sararma ve çatlamalar, güvertede kullanılan malzemelerin uygulama hatalarına bağlı ses yapması gibi sorunlar sıkça görülmektedir. Son dönemde, henüz 2025 model teknelerde dahi ozmoz baloncuğunu andıran yüzlerce kabarma ve yüzey dökülmesine rastlamaktayız.
Sektörde birçok üretici gövde garantisini 5 yıl olarak sunarken, bazı üreticiler bu süreyi 10 yıla kadar uzatmaktadır. Ancak uygulamada, bazı firmaların ozmoz kaynaklı sorunları garanti kapsamına almadığı veya bu konuda yalnızca 2 yıllık garanti sunduğu görülmektedir. Bunun yanında, bazı katamaran üreticileri ise jelcoat sararması, çatlaklar ve yüzey ayrılmaları nedeniyle yüzlerce tekneyi geri çağırarak onarım yapmak zorunda kalmıştır.
Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz bir incelemede, 2024 model Alman üretimi bir yelkenli teknenin su altında kalan gövde bölümünde metrelerce uzunlukta delaminasyon bulunduğunu tespit ettik. Fiberglas katmanlarının birbirinden ayrıldığı bu yapısal kusur, yalnızca teknenin ikinci el değerini düşürmekle kalmamakta, aynı zamanda yapılacak onarımlar nedeniyle teknenin uzun süre kullanım dışı kalmasına da neden olmaktadır.
Bu tür üretim hatalarının temelinde; üretim sırasında iklimlendirme koşullarının doğru sağlanmaması, yeterli kürleşme sıcaklığına ulaşılamaması, infüzyon tekniğinde reçinenin elyafı tam olarak doyuramaması ve laminasyon katmanları arasında boşluklar oluşması gibi nedenler yer almaktadır. Bu hatalar, ilk etapta görünmese bile zaman içerisinde ciddi yapısal problemlere dönüşebilmektedir.
Benzer bir örnekte ise, Fransa’nın tanınmış bir motor yat üreticisinin teknesinde yaptığımız incelemede, gövde içerisindeki köpük çekirdeğin reçine ile yeterince bağlanmadığını ve fiberglas katmanlarının ayrıldığını tespit ettik. Bazı bölgelerde köpük malzeme, elle uygulanacak hafif bir kuvvetle dahi kırılabilecek kadar zayıf durumdaydı. Bu durum, üretim sürecindeki bağlanma ve infüzyon hatalarının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini açıkça göstermektedir.
Son yıllarda bu tür üretim kusurlarının artması nedeniyle, yalnızca ikinci el teknelerde değil, sıfır kilometre olarak teslim edilecek yeni teknelerde de bağımsız survey ve ekspertiz hizmeti vermekteyim. Teslimattan önce gerçekleştirilen detaylı kontroller sayesinde, üretimden kaynaklanan kusurlar tekne sahibine teslim edilmeden önce tespit edilebilmekte ve gerekli düzeltmeler üretici tarafından garanti kapsamında yapılabilmektedir. Bu yaklaşım, tekne sahibini hem ciddi maliyetlerden hem de ileride yaşanabilecek uzun onarım süreçlerinden koruyan önemli bir güvence sağlamaktadır.
