Yat Piyasasında Küçülme Devam Edecek mi?

Sadece dört yıl önceye gittiğimizde, yat piyasasında bambaşka bir tablo hâkimdi.
Satılık teknelerin fiyatları her gün artıyor, kaporası verilmiş ve alıcı tarafından onaylanmış tekneler bile, artan döviz kurları veya daha yüksek teklif veren “avcı alıcılar” sayesinde son anda değer kazanıyordu.

Pandemi döneminde Hırvatistan ve Yunanistan gibi ülkelerdeki binlerce tekne, ekonomik sıkıntılar nedeniyle Türkiye’ye giriş yaptı. Yurt dışındaki kiralama firmaları, filolarındaki en eski ve bakımsız tekneleri oldukça uygun fiyatlara elden çıkardılar.

Küresel Daralma ve Etkileri

Günümüzde küresel ekonomik daralma, yükselen faiz oranları ve savaş ekonomisinin etkisiyle Avrupa, Amerika ve Asya piyasaları ciddi şekilde sıkışmış durumda.
Bu daralma, ülkemizdeki tekne fiyatlarını da etkiledi; artık Türkiye, bazı Avrupa ülkelerine kıyasla daha uygun fiyatlı tekne pazarı haline geldi.

Ancak 2025 itibarıyla yalnızca değerinin altında fiyatlanan tekneler alıcı bulabiliyor.
Sıfır tekne üretimi yapan tersaneler ile ikinci el pazarında belirgin bir durgunluk yaşanıyor. Üretim süreleri kısalsa da, talep azaldığı için birçok tersane zor günler geçiriyor.
Bir zamanlar iki yıl bekleme süresi olan tekneler, artık stokta bekliyor.


Sektörde Küçülme ve Kaynak Göçü

2025 yılında, hem Türkiye’de hem de yurt dışında yatçılık sektörü ciddi bir daralma sürecine girdi.
Tekne ekspertiz firmaları, bakım işletmeleri, satış aracıları ve tersaneler küçülmeye gitmek zorunda kaldı.
Birçok küçük üretici kapısına kilit vururken, bazı büyük firmalar da kadrolarında ciddi azaltmalara yöneldi.

Ne yazık ki bu süreçte, ülkemizin yetişmiş mühendis ve teknik personelinin bir kısmı, Avrupa’daki aktif tersanelerde iş bulmak için yurtdışına yöneldi.
Oysa bundan 10 yıl önce Türkiye, tam kapasiteyle çalışan tersaneleri ve yüksek ihracat potansiyeliyle dünya yat üretiminde önemli bir merkezdi.


Türkiye Yatçılığının Geleceği İçin Öneriler

Yat üretiminin ve denizciliğin yeniden güçlenebilmesi için:

  • Üreticilere devlet desteği sağlanmalı,
  • KDV ve ÖTV oranları düşürülmeli,
  • Türk bayrağına geçiş süreçleri kolaylaştırılmalı,
  • Ekspertiz, malzeme satış, acente ve broker firmaları desteklenmelidir.

Türkiye, denizle çevrili coğrafyası, binlerce korunaklı koyu, elverişli iklimi ve on binlerce deneyimli teknik elemanı ile çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin doğru değerlendirilmesi, yalnızca üretimi değil, istihdamı ve turizmi de artıracaktır.


Charter ve Marina Gerçekleri

2025 yılı itibariyle yat kiralama (charter) firmalarının doluluk oranları oldukça düşmüştür.
Bu firmaların Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmesi ve yabancı turistlerin tekrar Türkiye’yi tercih etmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Göcek bölgesinde yürütülen tonoz sistemi çalışmalarının 2026 başında tamamlanması beklenmektedir.
Ancak yeni sistemin ücretli hale gelmesi, bölgedeki teknelerin Yunanistan veya diğer bölgelere yönelme riskini artıracaktır.

Bugün Fransa’nın ünlü Cannes Marina’sında bile bağlama ücretleri, Türkiye’deki marinaların üçte biri düzeyindedir.
Bu fark, sektörün sürdürülebilirliği için acilen marina fiyatlarının düzenlenmesi gerektiğini göstermektedir.


Sonuç ve Umut

Yat ve tekne piyasasının yeniden canlanması için:

  • Marina ücretleri makul seviyelere indirilmeli,
  • Tekne alımında uygulanan %20 KDV ve ÖTV oranları azaltılmalı,
  • Yat servisleri, malzeme tedarikçileri ve ekspertiz firmaları desteklenmelidir.

2026 yılında, paranın değil malın değer kazandığı, üretimin ve istihdamın yeniden arttığı bir denizcilik piyasası umuduyla…

Sevgilerimle,
Deniz Giray
Yat Eksperi & Teknik Danışman

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *